| Yazar | : | Atilla Dorsay |
| İsbn | : | 9789752114395 |
| Yayın Tarihi | : | Nisan, 2012 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 127 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Altın Kitaplar |
İlk kez yazdığım hikayelerimi derlediğim Hepsi Senin İçin adlı kitabım, 5 Nisan'da dağıtıma girdi. O günden beri bu konuda kendi köşemde hiçbir şey yazmadım. Sadece ne olup biteceğini, nasıl karşılanacağını ve medyada nasıl yer alacağını izlemeye koyuldum. Tüm geçen haftayı bir Polonya gezisinde geçirdiğim için (şu sırada dönmüş olacağım), aktüaliteyi izlemem olanaksızdı. Bunu fırsat bilip, bu son kitap deneyimlerimi okurlarımla paylaşmak istedim. İlk başta hayli meraklı ve biraz da kaygılıydım. Kitaplarımın sayısı 40'ı çoktan aşmıştı (41 buçuk kere maşallah dediğinizi duyar gibiyim!). Artık alışmış olmam gerekirdi. Ama bu, çok farklı bir işti. Çok uzun zamandır istediğim, ama ancak şimdi başardığım bir yazı türü. Kaygı ise elbette başaramamak korkusundan geliyordu. Kuşkusuz kendime ve yazdıklarıma güveniyordum. Hangi alanda olursa olsun, 46 yıllık yazı işçiliği bunun için yeterli değil mi? Ama her şeyin meydanı tutmuş, köşebaşlarını eline geçirmiş kişilerin (ki bunlardan biri de bendim -sinema alanında!) yargılarıyla beslenip oluştuğu bir ortamda, yazı uzmanlarının görüşleri ve yargıları çok önemliydi.